1/5/2008
ATATÜRK ANITKABRİ İÇİN İLK NEREYİ DÜŞÜNMÜŞTÜ?

………………………………
Çiftlik müdürü Tahsin Bey yanında Alman mimarı ile birçok yeni inşaat projeleri üzerinde izahat veriyor, çiftliğin büyümesi planları ele alınıyordu.. Bu arada şimdi bir beton köprünün Ankara İstanbul asfaltını çiftliğe bağladığı yol ağzının tam karşısına gelen küçük tepeciğe sıra geldi.orada bilmem hangi cins tavuklar için bir tesis düşünülmüştü..Atatürk durdu.Sonra “olmaz” dedi “bu tepeye dair benim başka bir düşüncem var”,sonra yanındaki bir zata döndü; “benim için nasıl bir kabri tasavvur edersin” diye sordu.Herkesin dili tutulmuştu.
Bayan Afet söze atıldı; “böyle güzel günde böyle şeyler nasıl aklınıza geliyor” gibi bir cümle söyledi..Atatürk güldü.O gün bilhassa neşeli ve yüzü sıhhat ışıkları ile parlıyordu.
“Ölüm” dedi “beşeri değişmez bir kaderdir.Marifet unutulmamaktır” Sonra uzun pencereden dışarı bakarak ilave etti; “şu küçük tepede bana küçük ve güzel bir mezar yapılabilirdi.
Dört yanı kapalı üstü kapalı olmasın açıklardan esen rüzgarlar bana yurdun her yanından haberler getirir gibi kabrimin üstünde dolaşsın,Kapıya bir kitabe konsun,Üzerine gençliğe hitabem yazılsın orası yol uğrağıdır.Her geçen her zaman okusun” Herkes susuyordu. Kimsenin bir kelime sarfına mecali yoktu.Atatürk mamafih bütün bunlar benim fikrim.Türk Milleti elbet bana müsait göreceği şekilde kabir yapar diye hüzünlü konuşmayı kapadı.. Aradan seneler geçti. O tepe hatıralar tepesi adını aldı ve öyle bomboş kaldı..
(Kaynak;N.A Banoğlu ve Nurcivan kesim/Atatürk Başmuharir ve Atatürk’ün kulübesi..)
Kategori: (Belirtilmemiş) :: Yorum yaz!
:: Arkadaşına Gönder!
















